Kazımkarabekir İlçe Tarım Müdürlüğü Resmi Web Sitesidir

KAZIMKARABEKİR İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ

ANASAYFAYA DÖN

           
KURUMSAL YAPI

                       

                             ZİRAİ MÜCADELE

HABERLER
İLÇEMİZ
TARIM TAKVİMİ
ÇALIŞMALAR
DESTEKLEMELER
 

          Dünya nüfusunun hızla artması, yeni yerleşim alanlarının açılması, erozyon gibi doğa olaylarının sonucu tarım alanlarının azalması bitkisel üretimde verimliliğin arttırılması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.

           Yetiştirme tekniklerinin gelişmesi, üstün verimli çeşitlerin oluşturulması, gübreleme sulama olanaklarının artması ile büyük verim artışları sağlanmıştır. Bunların yanında Zirai Mücadele tedbirlerine de uyulması gerekmektedir.

           Zirai Mücadele çalışmalarında kültürel, mekanik, biyolojik ve kimyasal yöntemler kullanılmaktadır. Hastalık ve Zararlılarla mücadelede bu yöntemlerin hepsinden yararlanılmakla beraber ilaçlı mücadele en son başvurulması gereken yöntemlerden birisidir.

          Zirai Mücadelede İlaç kullanımı insan, çevre, gıda güvenliği ve doğal dengeye olumsuz etkileri en aza indirilecek şekilde kontrollü, teknik talimata uygun dozlarda ve bitkinin fenolojisine uygun şekilde kullanılması gerekir.

Zirai Mücadele Nedir? 

Hastalık, zararlı ve yabancı otları ekonomik zarar eşiği altında tutarak, tarımsal ürünlerin verimli ve kaliteli yetiştirilmesi için yapılabilecek mücadele yöntemlerine zirai mücadele denir.  

Ekonomik Zarar Eşiği Nedir? 

İlaçlamayla kurtarılacak ürünün gelirin ilaçlama maliyetinden fazla olmasıdır. Eğer masrafı karşılayacak kadar bir ürün kurtarma imkanı yoksa ve yapılacak mücadelenin ileriye yönelik dezavantajları da mevcutsa ekonomik zarar eşiğinin altında kaldığından zirai mücadele yapılmaz.

 Zararlılarla mücadele yöntemleri 7 grup altında toplanır.

 • Kültürel önlemler

• Mekaniksel savaş

• Fiziksel savaş

• Karantina önlemleri

• Biyoteknik yöntemler

• Biyolojik savaş

• Kimyasal savaş

 • Kültürel Önlemler : Zararlıların yaşamlarını zorlaştıran, çoğalmalarını azaltan veya engelleyen tarım işlemlerini içerir.

 Bu yöntemler :

• Kuvvetli ve sağlam bitkilerin yetiştirilmesi (uygun toprak seçimi-uygun toprak işleme-uygun gübreleme-temiz tohum-seyrek yetiştirme-sulama-budama)

• Dayanıklı bitki tür ve çeşitlerinin yetiştirilmesi (tercih edilmeme-antibiosis-tolerans)

• Ekim ve dikim zamanının ayarlanması

• Hasat zamanının ayarlanması

• Münavebe (Rotasyon) (aynı bitkinin uzun yıllar yetiştirilmesi zararlıları arttırır.)

• Tuzak bitkiler

• Bitki artıklarının ve yabancı otların yok edilmesi (zararlılara yataklık ederler)

 

• Mekaniksel Mücadele : El, araç yada makine kullanılarak yapılan mücadeledir.

 • Ezme

• Toplama

• Engelleme

• Tuzaklarla yakalama

 

Kullanılan tuzaklar:

• Yapışkan tuzaklar (çok küçük uçucu ve uçamayan böceklere kullanılır)

• Tuzak yemler (cezp edici yemler, sirkeleşmiş meyve suları vb.)

• Kışlak tuzakları (danaburnuna karşı at gübresi uygulaması)

• Engel tuzaklar (metal levhalar-çekirgelere karşı uygulanmış)

• Feromon tuzakları (Uyarıcı kimyasal maddeler)

• Işık tuzakları (cezp edici ışıklar)

• Renk tuzakları (cezp edici renkler)

• Kapanlar (fare gibi zararlılara karşı kullanılır)

 

• Fiziksel Mücadele : Zararlının yaşadığı ortamın fiziksel özellikleri değiştirilir.

 • Yüksek sıcaklıktan yararlanma

• Düşük sıcaklıktan yararlanma

• Yakma

• Orantılı nemden yararlanma

• Su altında bırakma

• Suya daldırma

• Mineral tuzlardan yararlanma

• Atmosfer gazlarından yararlanma

• Işık ve renkten yararlanma

• Manyetik alandan yararlanma

• Seslerden yararlanma

• Radyasyondan yararlanma

 

Fiziksel mücadelede sıkça kullanılan yöntemler

• Yüksek sıcak hava : Daha çok depolanmış ürünlerdeki zararlılar için uygulanır. Örneğin pamuk tohumları 1-1,5 dk süre ile 66-72 C’lik bir sıcaklıkla muamele edilerek Pembekurt larvaları öldürülür. Bazı ambar zararlıları 52-55 C’lik sıcaklıklara maruz bırakılarak öldürülür.

• Sıcak su : Yumru, kök, soğan gibi toprak altı organları belirli derece ve sürelerde sıcak su içinde tutulduklarında üzerlerindeki nematod, akar ve böceklerden kurtulmak mümkündür. Burada önemli olan bitki materyalinin canlılığını kaybetmemesidir.

• Kızgın su buharı : Fidelik ve seralarda ekimden önce uygulanır. Bu amaçla geliştirilmiş buhar kazanları kullanılarak toprak içindeki zararlıların ölmesi sağlanır.

• Solarizasyon : Güneş ışığından faydalanılarak yapılan bir işlemdir. Solarizasyon için güneş sıcaklığının en yüksek olduğu dönem seçilir. Toprak yüzeyi düzgün olmalıdır. Toprak iyice su ile doyurulur. Üzerine 25-30 mikron kalınlığında saydam polietilen örtü serilir. 4-6 hafta süre ile bekletilir. Bu yöntemle toprak sıcaklığı 55 C’ye kadar çıkarılabildiğinden toprak patojenleri, nematodlar, toprak böcekleri ve yabancı otlar için etkili bir yöntemdir.

• Düşük sıcaklıktan yararlanma : Daha çok kuru meyveler gibi gıdalarda uygulanır. -20 -30 gibi derecelerde şoklama yapılarak bazı böceklerin gıda içinde yada üzerinde yaşamaları engellenir.

• Su altında bırakma : Bitkiler bir süre su altında bırakıldıklarında özellikle toprak altı zararlılarının bir kısmı ölür, bir kısmı da su üzerine çıkarak öldürülürler. Bu yöntem Bağ flokserasına karşı kullanılmaktadır. Danaburnu, solucan, köstebek ve fare gibi zararlılara karşıda kullanılan bir yöntemdir.

• Suya daldırma : Özellikle tohum böcekleri için kullanılır. Tohumlar suya daldırıldıklarında böcekler ve böcekli tohumlar su yüzeyine çıkar.

• Atmosfer gazlarından yararlanma : Özellikle kapalı depolarda kullanılır. Depo içindeki O2, CO2 ve N oranını değiştirilerek böceklerin fiziksel yolla ölmeleri sağlanır.

• Işık ve renklerden yararlanma : Zararlıların ışığa ve bazı renklere olan eğilimleri kullanılarak böceklerin belirli bir yere toplanması veya mücadele zamanının belirlenmesi amacıyla kullanılır. Ultraviyole ışınlar karasinek ve sivrisinek gibi bazı böceklere karşı öldürücü etkiye sahiptir ve evlerde kullanılırlar.

• Seslerden yararlanma : Özellikle kuşlara karşı kaçırıcı amaçla kullanılır.

• Radyasyondan yararlanma : Böceklere karşı kısırlaştırma ve öldürme şeklinde kullanılır. Radyasyonun öldürücü etkisinden sadece ambarlanmış ürünlerde yararlanırız. Öldürmek için radyasyonun yüksek dozlarından yararlanılır. Kısırlaştırma amacıyla ise düşük dozlar uygulanır. Kısırlaştırılan böcekler doğaya salınırlar. Çiftleştiklerinde döl veremeyen bu böcekler popülasyonun azalmasına neden olur.

 

• Karantina Önlemleri : Hastalık etmenlerinin ve zararlıların bir bölgeden başka bir bölgeye yayılmalarını önleyici tedbirlerin alınmasıdır. Ülke dışındaki etmenlerin girmesini engellemeye “dış karantina”, ülke içindeki etmenlerin bir bölgeden başka bir bölgeye taşınmasını önleyici tedbirlere ise “iç karantina” denir.

 

• Biyoteknik Yöntemler : Zararlıların biyolojik, fizyolojik özelliklerini ve davranışlarını olumsuz etkileyecek yapay veya doğal maddelerin kullanılmasıdır. Bu yöntemde değişik kimyasal maddeler kullanılır. Bunlar:

• Feromonlar (Çiftleşme-Alarm-Afrodizyak- Toplanma- İz,işaret-Karaliçe yetiştirme)

Dolaylı Kullanım : Önceden tahmin için kullanılır

Doğrudan Kullanım : * belirli aralıklarla yerleştirilen tuzaklara gelen böcekler öldürülür. * şaşırtma amacıyla kullanılır * feromon kemosterilant karışımı kullanılır.

• Juvenil hormon anologları (Gençlik hormonları)

* embriyo düzenini bozman için * başkalaşım düzenini bozmak için * gelişme dönemlerine geçişleri bozmak için kullanılır.

• Uzaklaştırıcılar (Repellent) (hoş olmayan koku yayarlar)

• Beslenmeyi engelleyiciler (Antifeedant) (ağaçlara sürülür-hoş olmayan tat verirler)

• Yumurtlamayı engelleyiciler (Oviposidion deterrent) (işaret feromonudur- böcek bir yerde bu maddeyi görürse oraya yumurta bırakmaz- zeytin sineği)

• Kısırlaştırıcılar (Kemosterilant) (böcekleri kısırlaştırır ve üremeyi engeller)

 

• Biyolojik Savaş : Doğal düşmanların zararlı böceklere karşı kontrollü biçimde kullanılmasıdır.

Doğal düşman : Tarımda ekonomik olarak zarar yapmayan ve zararlı böceklerin üzerinde yada içinde yaşayan veya zararlı böcekleri yiyerek beslenen faydalı böcekler ve mikroorganizmalardır.

• Zararlı böceklere karşı birçok böcek türü, bakteri, fungus, virüs gibi etmen biyolojik savaşta kullanılır.

• Faydalı böcekler zararlı böcekleri, larvalarını ve yumurtalarını yiyerek zararlı popülasyonunu azaltırlar.

• Bakteri ve funguslar gibi canlılar ise zararlı böcekler üzerinde hastalık yaparak ölümlerine neden olurlar.

Biyolojik ajanların zararlılar üzerinde 3 çeşit yaşam tarzı vardır.

• Parazit : Yaşamını tek bir böcek üzerinde tamamlayan, konukçusunu öldürmeyip zayıflatan canlılardır.

• Parazitoit : Yaşamını tek bir böcek üzerinde tamamlayan ve konukçusunu belirli bir süre sonra öldürüren canlılardır.

• Predatör : Yaşamını birden fazla böcek üzerinde geçiren canlılardır. Bunlar avcıdırlar.

 

Biyolojik savaşın avantajları

• Doğal dengeyi koruyucudur

• Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur

• Diğer savaş yöntemlerinden daha ekonomiktir

• Dayanıklılık sorunları yoktur (son zamanlarda bakteri, virüs ve funguslara karşı dayanıklılıklar oluşmaya başladı)

• Süreklidir

 

• Kimyasal Savaş : Zararlıların doğrudan yada dolaylı yoldan kimyasal maddelerle öldürülmelerine denir.

• Kimyasal savaş uygulamaları M.Ö 12. yüzyıla kadar uzanıyor. (Kükürt)

• 2. Dünya savaşından sonra kimyasal maddelerin tarımsal mücadelede kullanılmaları arttı. (DDT öncelikle askerlerdeki bitlere karşı kullanıldı.)

• DDT nin insektisit özelliğini keşfeden Paul MÜLLER’e Nobel ödülü verildi. (1948)

• İnsektisitler gelişerek artmaya başladı.

• Bugün tarımsal savaşta en fala kullanılan yöntem Kimyasal Mücadeledir.

• Kimyasal mücadelede kullanılan maddelere Tarım ilaçları ya da Pestisit denir.

 

Kimyasal savaşta başarılı olabilmek için

• Zararlı ile ilgili bilgilere sahip olunması

• Bitki ile ilgili bilgilere sahip olunması

• Çevre faktörlerinin doğru ve iyi bilinmesi

• Uygun ilaç seçimi

• Uygun doz seçimi

• Uygun alet ve ekipmanların kullanılması

• Uygun uygulama yönteminin seçilmesi

• Sonuçların değerlendirilmesi

gerekmektedir.

 

ENTEGRE MÜCADELE

 • Günümüzde bu tabire sıkça rastlıyoruz. Bir zararlıyla mücadele yukarıda saydığımız mücadele yöntemlerinden biri veya birkaçı birlikte kullanılabilmektedir. Entegre savaş ayrı bir savaş yöntemi değildir. Bir zararlıya yada zararlı grubuna karşı doğal denge göz önünde tutularak yukarıda saydığımız yöntemlerden en uygun olan bir yada birkaçının birlikte kullanılmasına Entegre Savaş diyoruz.

 • Neden Entegre Mücadele ?

İnsektisitlerin yoğun olarak kullanımı beraberinde bazı sorunlar getirdi. 2. Dünya Savaşından sonra geniş spektrumlu (etkilediği tür fazla) insektisitler yoğun ve gelişi güzel kullanılmaya başlandı. Bunun neticesinde dayanıklılık, doğal düşmanlarda büyük kayıplar ve doğal dengenin bozulması ayrıca kalıntı sorunlarından dolayı insan ve hayvan sağlığı risk altına girdi.

 • Entegre Mücadelenin Amacı

• Öncelikle çevre direncinin artırılması (böceğin yaşam şartları ağırlaşmalı)

• Selektif (seçici) ilaçlarla zararlı popülasyonunun azaltılması

• İlaç kullanımını en düşük seviyede tutmak

• İnsan ve çevre sağlığını riske sokmamak

• Doğal dengeyi tahrip etmemek

 

• Entegre Mücadelenin Aşamaları

• Dayanıklı bitki tür ve varyetelerini yetiştirmek

• Bitkileri sağlıklı ve kuvvetli yetiştirmek

• Zararlı popülasyonlarını azaltıcı mekaniksel ve fiziksel yöntemleri uygulamak

• Doğal düşmanların etkilerini arttırıcı önlemler almak

• Pestisit kullanımı en son seçilecek yöntemdir.

• Çevreye etkisi en düşük spesifik ilaçlar en uygun dozda, en uygun zamanda ve en uygun şekilde kullanılır.

 

ZİRAİ MÜCADELE İLAÇLARININ SINIFLANDIRILMASI

Zirai Mücadele İlaçları (Pestisitler) Formülasyon şekillerine göre, Etki Şekillerine göre, kullanıldıkları zararlılara göre, değişik şekillerde sınıflandırılmaktadır.

 

A-    Formülasyon Şekillerine Göre : 

1- Toz İlaçlar

2- Islanabilir Toz İlaçlar

3- Kuru Tohum İlaçları

4- Suda Çözünen Tozlar

5- Solüsyonlar veya Sulu Çözeltiler

6- Emülsiyon Konsantre İlaçlar

7- Yazlık ve Kışlık Yağlar

8- Granüller

9- Aerosoller

10- Pelletler

11- Zehirli Yemler

12- Kapsül Şekli Verilmiş Formülasyonlar

13- Gübre Karışımları

14- Akıcı Konsantreler

15- Yağ Konsantreleri

16- (ULV) Çok Düşük İlaçlamaya Uygun Formülasyonlar

 

B-    Kullanıldıkları Zararlılara Göre

 

1- İnsektisitler (Böcek öldürücüler)

2- Fungusitler (Mantar =Fungus öldürücüler)

3- Bakterisitler(Bakteri öldürücüler)

4- Akarisitler (Kırmızı örümcek öldürücüler)

5- Herbisitler (Yabancıot öldürücüler)

6- Afisitler (Yaprakbiti öldürücüler)

7- Mollussisitler (Salyangoz öldürücüler)

8- Rodentisitler (Kemirgen öldürücüler)

9- Nematositler (Nematot öldürücüler)

10- Repellentler (Kaçırıcılar)

 

 C-    Etki Şekillerine Göre

 

1-Bitkide :

a) Sistemikler

b) Yarı Sistemikler

c) Sistemik Olmayanlar

2-Zararlıda :

a) Mide Zehiri

b) Değme (Temas) Zehiri

c) Solunum (Teneffüs) Zehiri

Tarım ilaçları bu sınıflandırmaların dışında etkili madde grubuna göre de sınıflandırılmaktadır.

 

ZİRAİ MÜCADELE İLACINI TANIYALIM

        Zirai mücadele ilaçları, tarımsal ürünlerin üretim, tüketim ve depolanmaları esnasında; onların besin değerini bozan, onlara zarar veren veya onları tamamen tahrip eden hastalık, zararlı ve yabancı otları kontrol altına almak için kullanılan, insan yapımı ya da bitkilerde doğal olarak bulunan kimyasal maddelerdir.

Zirai mücadele ilaçlarının yurt dışından getirilip piyasada satılması, veya aynı ilaçların memleketimizde imal edilmesi 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılmış olan tüzüğe göre konulmuş kurallara bağlıdır. Böylece yurdumuzda ruhsatsız ilaç imal ve satışı kesinlikle önlenmiştir.

Bu tüzüğe göre her ilacın ambalajı üzerinde Türkçe yazılmış ve dış etkilerle bozulmayan bir etiketin bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Bu etikette bulunan bilgiler sayesinde ilacı tanımamız mümkündür. Etikette hangi bilgiler var?

 ETİKETTE ŞU BİLGİLER BULUNUR

 a) Zirai mücadele ilacın ticari adı,

b) Ruhsat tarih ve numarası,

c) Ay ve yıl olarak imal tarihi,

d) İmalatçının adı ve adresi (ithal ilaçlarda ayrıca Türkiye temsilcisinin, yoksa ithalatçının adı ve adresi),

e) İlacın terkibi (etkili ve dolgu maddelerinin ayrı ayrı ve yüzde oranları, yabancı ot ilaçlarında ayrıca eşdeğer asit oranı),

f) Nelere karşı, hangi dozda ve nerelerde kullanılacağı,

g) Son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süre (Gün)

h) Karışabilirlik bilgileri

ı) Hazırlama ve kullanma şekli,

j) Brüt ve net ağırlığı,

k) Memlekete ithal edilen yahut memleketteki imal yeri,

l) İlacın insanlara, evcil hayvanlara, balıklara, bal arılarına, faydalı böceklere ve kültür bitkilerine zararlı etkisi olup olmadığı,

m) Eğer ilacın zehirli etkisi varsa bu etiketteki diğer yazılardan daha büyük kırmızı veya renkli harflerle, uygun işaret, ihtarlar ve ikaz edecek şekilde belirtilir. Ayrıca korunma tedbirleri, gerekli ilk yardım bilgileri ve varsa panzehiri ile Zehir Danışma Merkezi’nin telefon numarası, belirtilir.

n) Zamanla bozulabilecek ilaçların en geç hangi tarihe kadar kullanılabileceği ve depolama koşulları bulunmaktadır.

 

ZİRAİ MÜCADELE İLAÇLARI KULLANILMADAN ÖNCE

YAPILACAK İŞLER NELERDİR ?

        Zirai mücadele ilaçlarını kullanılmadan önce, ilaç kullanmayı düşündüğümüz tarla ve bahçemizdeki zararlı, hastalık ve yabancı ot yoğunluğuna bakmalıyız. Eğer tarımsal ürünlere zarar verecek oranda zararlı, hastalık ve yabancı ot varsa ve bunları önlemek için zirai mücadele ilacı kullanmanın dışında başka bir mücadele şekli yoksa ancak o zaman zirai mücadele ilacına başvurmalıyız. Ayrıca en yakın tarım teşkilatından bu konu ile ilgili bilgi almalıyız.

EKONOMİK Mİ ?

Tarımsal üretim yapılan alanda çok düşük oranda zararlı, hastalık veya yabancı ot görüldüğünde, ilaçlama maliyetinin ne olacağı hesaplanmadan; ilaçlamanın ekonomik olup olmayacağı konusunu düşünülmeden ilaçlamaya karar verilmektedir. Ülkemizde yaygın olarak yapılan bu yanlış, hem çiftçinin bütçesine hem de ülke ekonomisine zarar vermektedir. Ayrıca üreticilerimizin ilaçları bilinçsiz ve hatalı kullanmaları sonucunda ürünlerde kalıntı problemi ortaya çıkmaktadır. Böylece hem alın teri ve emeğinin karşılığını alamayan üreticilerimiz mağdur olmakta, hem de milli ekonomimiz zarara uğramaktadır.

 İLAÇ SEÇİMİ NASIL YAPILMALI ?

             Hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı kullanılacak zirai mücadele ilacı konusunda mutlaka tarım teşkilatlarından yeterli teknik bilgi alınması gerekir. Eğer tarımsal faaliyet yürüttüğümüz alanda, yaptığımız kontrol sonucu mutlaka zirai mücadele ilacı kullanılması gerektiği kanaatine varmış isek, o zaman aynı biyolojik etkinliği gösteren zirai mücadele ilaçlarından,

- İnsanlar ve çevre için en güvenlisi,

- İnsan, hayvan ve çevreye en az yan etkili fakat hedef zararlıya en etkili,

- Son ilaçlama ile hasat arasında bırakılması gereken süre en kısa olan,

- Uygulama koşullarına ve zararlının mücadelesine uygun formülasyon şekline sahip (ıslanabilir toz, granül, emülsiyon konsantre, gibi) olanları seçilmelidir.

Zirai mücadele ilaçlarının güvenle kullanılabilmesi için tavsiye edilen kullanım miktarı ve son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye uyulmalı, özellikle son ilaçlama ile hasat arası süre göz önüne alınarak amaca uygun zirai mücadele ilacının seçimi yapılmalıdır.

 NE ZAMAN İLAÇLAMA YAPILMALI?

          Zirai mücadele ilaçlarından beklenen olumlu sonuçların alınabilmesi için ilaçlama zamanı iyi belirlenmelidir. İlaçlama tarla veya bahçemizdeki zararlının salgın yapmadan ve en hassas döneminde yapılmalıdır: En uygun ilaçlama dönemini belirledikten sonra ilaçlamayı da en uygun gün ve zamanda yapmalıyız. Zirai mücadele ilacının etkililiği, ilacın kullanım zamanındaki iklim koşullarıyla ilişkilidir. Eğer ilaçlama yapacağımız gün hava koşulları ilaçlama için uygun değilse şu sakıncalar ortaya çıkar.

- Eğer ilaçlama yapacağımız gün hava yağışlı- ise yağmur zirai mücadele ilacının yıkanmasına neden olur.

- Hava sıcaklığı düşük ise; uyguladığımız ilacın bitkiler tarafından alınması zorlaşır beklenen sonucu alamayız.

- Hava sıcaklığı yüksekse, yüksek sıcaklıklar ilacın buharlaşmasına neden olur, ilaç kaybı yanında ilacın sıvı kısmı buharlaştığından bitkide yanmaya neden olur.

- Hava rüzgarlı ise ilaç rüzgarla sürükleneceğinden çevrede ki bitkilerde zararlara neden olur.

Bu nedenlerden dolayı iyi bir ilaçlama yapmak için;

- Günün serin olduğu sabah ve akşam üzeri saatlerinde ilaçlama yapmalıyız.

- Rüzgarsız ve yağışsız havada ilaçlama yapmalıyız.

-Eğer rüzgarlı havada ilaçlama yapmak zorunda isek ilaçlama sırasında rüzgarı arkaya almalıyız.

 

ALACAĞIMIZ ZİRAİ MÜCADELE İLACINDA NELERE

DİKKAT ETMELİYİZ ?

        Görüldüğü gibi etiket, bir ilacın en önemli unsuru olup etiketi olmayan ilaçlar satın alınmamalıdır. Etiketin iyi bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı, yukarıda sayılan maddelerin bulunup bulunmadığı incelenmeli ve özellikle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ruhsat tarihi ve sayısı etiketin üzerinde aranmalı, sahte ilaçlara karşı dikkatli olunmalıdır.

Zirai mücadele ilacı; yetkili zirai mücadele ilacı bayilerinden alınmalıdır. Bayiden akmış, sızıntı yapmış, ambalajından dökülmüş veya ambalajı bozulmuş, raf ömrü dolmuş ilaç kesinlikle alınmamalıdır. Çünkü bu durumdaki ilaçlar bozulmuş olabilirler, hedeflenen etkiyi göstermeyebilirler veya bitkiye zararlı etki yapabilir. Ayrıca satın alacağımız ilaçların doğrudan güneş ışığına maruz kalmamış olmasına dikkat etmeliyiz.

 

İLAÇLARIN KARIŞTIRILARAK KULLANIMI

Zirai mücadele ilaçlarını birbiriyle karıştırarak kullanımından mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. İlaçların diğer ilaçlarla karıştırılarak kullanımlarına ilişkin bilgiler zirai mücadele ilacının etiketinde yer almaktadır. Etikette yer alan karışabilirlik ile ilgili bilgilere kesinlikle riayet edilmelidir.

ZİRAİ MÜCADELE İLACININ KULLANIMA HAZIRLAMASINDA

DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

 - İlacın bir hastalık veya zararlıya karşı kullanılmak üzere hazırlanması yapılmadan önce etiketi iyice okunmalıdır.

- Gerekiyorsa çevredeki arıcılar ve ipekböceği yetiştiricileri bir iki gün önceden gerekli tedbirleri almaları için haberdar edilmeli.

- İlaç hazırlamadan önce lastik eldiven ve lastik bot, koruyucu elbise özel gözlük ve maske mutlaka kullanılmalıdır.

- İlaç hazırlama işlemi oturma yerleri ile içerisinde gıda maddeleri ve yem bulunan mutfak, samanlık, ahır ve benzeri yerlerde asla yapılmamalıdır.

- Kapalı bir yerde ilaç hazırlama mecburiyeti var ise o yerin iyi havalandırma tertibatının olması gerekir.

- Önerilen doza mutlaka uyulmalıdır.

-Etiketinde yazılı kültür bitkisinden başkasına kesinlikle kullanılmamalıdır.

- İlaçlama için uygun alet ve ekipman seçilmelidir.

- İlaçlar uygulamaya hazırlanırken; mutlaka başka bir kapta bir miktar su ile bir ön karışım hazırlanmalı, daha sonra bu ilaçlı su içerisinde bir miktar su bulunan ilaçlama aletinin deposuna dökülmeli üzeri su ile tamamlanmalıdır. Eğer depoda köpüklenme olmuş ise bir süre beklenmeli, köpük indikten sonra su seviyesi kontrol edilip, tekrar su ilavesi yapılmalıdır.

- İlaçlama esnasında hiçbir şey yenilip içilmemelidir.

- Mümkünse ilaçlama aletindeki ilaç bitinceye kadar uzun süreli ara verilmemelidir.

 

İLAÇLAMA ANINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

 İlaç hazırlama ve ilaçlama süresince ilacın vücuda değmemesine çok dikkat edilmelidir.

- İlaçlama süresince herhangi bir şey yenilmemeli ve içilmemelidir.

- İlaç vücuda değmiş veya giysilere bulaşmış ise bulaşan kısımlar derhal bol su ve sabunla yıkanmalı, giysiler çıkarılmalıdır.

- İlaçlama anında delinen veya patlayan alet hortumları çıplak elle tamir edilmemeli, tıkanan memeler asla ağızla üfleyerek açılmaya çalışılmamalıdır.

 

ZİRAİ MÜCADELE İLACININ NAKLİYESİNDE DİKKAT

EDİLECEK HUSUSLAR

         İlaçlar orijinal ambalajla birlikte ayrı bir dış ambalaja konularak; delinmeyecek, yırtılmayacak ve akıntı yapmayacak, ayrıca insan ve hayvan gıdaları, diğer ihtiyaç maddeleri ile bir arada olmayacak şekilde taşınmalıdır.

 

ZİRAİ MÜCADELE İLACININ DEPOLANMASINDA DİKKAT

EDİLECEK HUSUSLAR

- İlaçlar tabanı beton iyi havalanan içi kuru olan bir oda veya bölmede depolanmalıdır.

- İlaçlar insanların girip çıkmadığı odalarda ve dolaplarda saklanmalı ve buralar kilitli olmalıdır. Kapısına tehlike işareti taşıyan bir levha konulmalıdır.

- İlaçlar gıda maddeleri, hayvan yemleri ile bir arada olacak şekilde depolanmamalıdır.

- İlaçlar sık sık kontrol edilerek sızıntı ve akıntı var ise lastik eldiven ve bot giyerek temizlenmelidir.

- Temizlikte kullanılan bez vs. ile atıklar bir çukura derince gömülmelidir.

 

İLAÇLAMADAN SONRA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

 - İlaçlama bittikten sonra ilaçlama aleti ve bulaşık kaplar bol deterjanlı su ile temizlenmeli ilaçlı su atıkları gelişi güzel etrafa atılmamalıdır.

- Boş ilaç ambalajları imha edilmeli, başka amaçlar için kullanılmamalıdır.

- İlaçlamadan sonra el ve yüz bol sabunlu su ile temizlenmeli, ilaçlama esnasında kullanılan kıyafetler diğer elbiselerle birlikte temizlenmemelidir.

 - Zehirlenme durumlarında en yakın sağlık kuruluşuna giderken ilaç ambalajı mutlaka beraberinde götürülmelidir.

- İlaç etiketi üzerinde yazılı son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye mutlaka uyulmalı zamanından önce hasat edilmemelidir.

- İlaçlı bulaşık su tavukların dolaştığı yerlere, hayvanların otlaklarına serpilmemeli, asla su yalaklarına, durgun ve akar sulara boşaltılmamalıdır.

- Artık ve bulaşık su bir çukur açıp içine boşaltılmalı ve üzeri toprakla kapatılmalıdır.

- Artan ilaçlar mutlaka orijinal ambalajında muhafaza edilmelidir. İçki, meşrubat, su ve süt şişelerine veya gıda maddeleri kutularına asla konulmamalıdır.

- İlaçlamada kullanılan alet, malzeme vs. özel yerlerine kaldırılmalı ortalıkta bırakılmamalıdır. Bu alet ve malzeme ilaçlamanın dışında diğer işlerde kullanılmamalıdır.

- İlaçlanan sahaya gerek ilaçlama anında gerekse ilaçlamadan sonra muayyen bir süre insan ve hayvan girmemelidir.

- Zirai mücadele ilaçlarının kalıntılarının yol açacağı sonuçlara karşı tedbirli olunmalıdır.

 
 

DEĞERLİ ÜRETİCİ

BİLİNÇSİZ OLARAK KİMYASAL MÜCADELE İLE TABİATI ZEHİRLEMEK, KENDİMİZİ VE GELECEK NESİLLERİMİZİ YOK ETMEKTİR

 

 
 

 

 

   e-mail: karaman.kazimkarabekir@tarimnet.gov.tr                                                                                                              

  ©2007 Kazimkarabekir İlçe Tarım Müdürlüğü     Tel: 0338 311 20 07     Faks: 0338 311 26 93      Kazımkarabekir -KARAMAN

Başyayla İlçe Tarım Müdürlüğü